Oyun Sektörü Soru-Cevap

Oyun Sektörü Soru-Cevap

Öncelikle merhabalar,

Emre Sadol isimli bir okuyucumdan gelen soruları cevaplamak istedim. Kendisi Facebook üzerinden bana ulaşarak oldukça güzel sorular yönlendirmiş. Elbette bu konuları bir şekilde tekrar başlıklar ve bloglar halinde açıklayacağım. Kısaca hemen açıklamak gerekirse kendisinin sorularına geçelim;

1)Hangi oyunlar sektörde daha çok tutuluyor?

Son zamanlarda oyun sektörü gerçekten geriye doğru bir evrilmeye gidiyor. Bu sizi negatif olarak etkilemesin, geriye evrilmeden kastım daha az grafik, daha az performans ve daha iyi hikayeler yada atmosfer.

Ayrıca insanların “gizem ve korku” ilgisinin artıyor olması aslına bakarsanız oyunları buraya doğru yönlendiriyor.

Şimdi gerçekci bakacak olursak en başarılı oyun yapımları son dönemlerde A++ oyunlar değil, daha çok indie oyunlarda yaşanıyor. Milyon dolarlık yapımların yanında emek – kazanç denklemini kuracak olursanız karda çıkan yapımcılar özellikle bilgisayar oyunları kısmında kesinlikle indie yapımcılar.

Gelelim hangi tür oyunlar daha çok tutuluyor;

  • Korku
  • Gerilim
  • Hayatta Kalma
  • Tower Defans (Mobil için)
  • Arcade
  • Hikaye tabanlı oyunlar
  • Denenmemiş oyunlar.

Bu konuyu daha sonra ciddi bir başlıkta açarız ancak şunu eklemem gerekli;

“Reptilianlar, uzaylı hikayeleri, cin peri videoları” ne kadar YouTube’da popüler dünya çapında kontrol edip yapacağınız oyunları buna göre düşünebilirsiniz.

2)Instagram, Facebook, Twitter, Google hangilerinde reklam yapmak daha mantıklı?

Burada daha önceki konularda da belirtmiştim, yapacağınız oyunun tarzına göre tercih etmelisiniz.

Örneğin;

Mobil oyun yapıyorsanız (mutlaka öncelikle iOS platformunda geliştirin) kesinlikle önceliğiniz Instagram ve Facebook olmalı.

Browser oyun yapıyorsanız tabi ki Facebook’u tercih edeceksiniz.

PC yada konsol ortamına bir oyun hazırlıyorsanız Facebook, Google ve platform reklamları daha mantıklı olacaktır. Platform reklamlarından kastımı da belirteyim hemen;

Teknoloji ve oyun dergileri, siteleri gibi ortamlar.

3) Reklam bütçesi ne olmalı?

Bütçeden ziyade burada bilmeniz gereken şey reklamı nasıl vermeliyim olmalı. Doğru hedef kitleyi tutturamazsanız ne kadar bütçenizin olduğunun hiç bir anlamı yok. Bu sebeple doğru reklam kitlesine ulaşmanın yolu daha önceki makalelerde yazdığım gibi doğru reklamcıyla çalışmak.

4) Ücretsiz reklam yolları nelerdir?

Bol bol basın bülteni hazırlamak, Facebook gruplarında oyununuzu tanıtmak ve forumlarda başlık açmak. Arkadaş çevrenizi doğru şekilde değerlendirmek. Aynı zamanda sözlüklerde arkadaşlarınız varsa rica edin bir başlıkta sizin için açsınlar.

5) Mobil sektöre yeni girip bir ivme yakalayan girişimcilerin, başarı hikayeleri ve önerileri konusunda röportaj yapmanız mümkün mü?

Siteyi tam anlamıyla oturtursam neden olmasın?

6) Multiplayer mı yoksa Singleplayer mı oyun yapmalıyım?

Multiplayer oyunlarda sunucu desteğini sağlayabileceksen multiplayer yada co-op oyun yapabilirsin. PC platformunda son dönemde ciddi singleplayer oyunlar popüler. Bunun kararını siz vereceksiniz.

Multiplayer oyun yapma = çok fazla iş yükü anlamına geliyor.

7) Oyunu piyasaya sürerken ücretli mi yapmalıyım yoksa ücretsiz mi? Neden?

Bunun kararını yine siz vereceksiniz. Hitap ettiğiniz kitle, benzer oyunların popüleritesi, benzer oyunların ücretli mi? ücretsiz mi? olduğu. Ücretsiz oyunlarda parayı nereden kazanacağınız gibi etmenler çok önemli.

Örneğin;

4 chapter erken tüketilebilecek bir oyunu ücretsiz yapmak tamamen saçmalıktan ibaret. Oyununuz zaten erken tüketilebilir bir oyun ne kadar reklamdan para kazanabilirsiniz?

Ancak Temple Run gibi bir oyun yapacaksanız ücretsiz dağıtmanızda büyük fayda görüyorum.

Aslında burada önemli olan;

Oyunu ne için yaptığınız. Yani sadece referans amaçlı bir oyun yapıyorsanız başarıya ulaşmaması durumunda size dönüşü daha kötü olabilir.

 

Emre Sadol’un sorularına elimden geldiğince yanıt vermeye çalıştım. İlerleyen zamanlarda bu başlıklar için ayrı bloglar yazabilirim elbette. Sizinde sorularınız olursa yorumlar kısmından belirtebilirsiniz.

Sevgilerimle.

Can YÜREKLİ

 

Share This

Leave a Comment