Türk Oyun Geliştirme Dünyasının Sorunları

Türk Oyun Geliştirme Dünyasının Sorunları

Herkese merhabalar,

Bu yazımda Türk oyun geliştirme dünyasının genel problemleri ve sorunlarına çözüm odaklı değinmeye çalışacağım.
Öncelikle belirtmek isterim ki genelde hemen herkesin problemi aynı sorunlardan kaynaklanıyor. Bu problemlerden genelde katıldığım etkinliklerde de bahsediyorum ancak güzel bir döküman haline getirmek daha kalıcı olmasını sağlayacaktır.

Son yıllarda ülkemizde yapılan Game Jam’ler sayesinde belirli bir kitle aynı çatı altında birleşebiliyor ancak yine kırılmalar yaşanıyor. Yapılan Jam’ler sonrasında birçok güzel oyunu görebiliyoruz, sonrasında dağılan ekipler tekrar benzer işler üretemiyorlar, üretselerde belirli bir çitanın üzerine çıkamıyorlar.

Bu problemlerin başlıklarını sıralayacak olursak;

  1. Maddi problemler
  2. Ekipleşememek
  3. Beklentiler
  4. Mükemmeli arama
  5. Pazarlama
  6. Kötü hikaye
  7. Yanlış hedefler

Elbette madde madde durumları açıklayacağım, belki burada kendi ekibinizde yaşanan sorunları görebiliyorsunuz yada görebileceksiniz bunu bilemiyorum. Ama Türkiye’de ve dünyada en önemli problemin 5. ve 6. madde olduğunu unutmayın.

  1. Maddi problemler
One hundred dollar bills in the shape of a heart isolated on white background The love of money

Genellikle üniversite ortamında başlanan oyun geliştirme “hevesi” ilerleyen zamanlarda maddi kaygıları beraberinde getirince sürekli projelerin ertelenmesine sebebiyet veriyor. Örneğin;

Elinizde geliştirmek istediğiniz bir oyun var ancak ekibiniz içerisinde ciddi derecede maddi sorunlar çeken bir arkadaşınız var. Ekibiniz için bu eleman vazgeçilmez biriyse yapmanız gerekenler;

A) Bu arkadaşınıza maddi ve manevi yönden destek olacaksınız,
B) Alternatif eleman bakacaksınız.

“Boş vaktin oldukça bizim için bir şeyler yap” gibi bir konuşmanın içerisine girerseniz hem mevcut ekibinizi zedeleyebilirsiniz, hemde arkadaşınızı verimsizleştirirsiniz. Kendisi size katkı sağlayamayıp sürekli farklı işlerle uğraşmak zorunda olduğu için bir süre sonra suçluluk duyacak ilerleyen zamanlarda ekipten ayrılmak isteyecektir.

Genellikle bu tarz sorunları çözmenin en klasik yolu “beraber para kazanmayı denemek” olabilir. Yani istediğiniz projeyi hazırlayabilecek zamanı hazırlayacak ve maddi problem çekmemeyi sağlayacak yol “kısa vadede para kazandıracak işler” olabilir. Bu işleri örnekleyecek olursak;

A) Web Tasarım & Programlama
B) Kısa dönemli yazılım desteği
C) Part-Time işlerde çalışıp para biriktirme.

Bu tarz işler parasız kalacağınız vakitlerde hazırdan yemenizi sağlayarak bir şekilde tüm ekip halinde çalışmayı tetikleyecektir. Maddi problemler çekmiyorken yaratıcı yönünüzün daha çok çalıştığını göreceksiniz. Böylelikle kafanızda problemler olmadan istediğiniz projeleri geliştirmek daha kolay olacak.

Maddi problemlere ilerleyen maddelerde yine değineceğimiz için şimdilik bu konuya bir ara veriyor ve 2. maddeye geçiyorum.

2. Ekipleşememek

İşte zurnanın zırt dediği yer burası. Genellikle ekiplerin ana problemi buradan kaynaklıyor. Oyun geliştiricilerinin en büyük yaptıkları hata;

Programcı ve animasyoncu varsa bu iş biter abi! düşüncesidir.

Bu küçük çaplı bir yazılım firması kurup oyun geliştirme gibi bir hayaliniz yoksa, yahut “Flappy Bird” gibi bir oyun yapacaksanız evet iki kişi yada on yazılımcı on animasyoncu olarak devam ederseniz dediğiniz şekilde işleyebilir.

Bir adamın;

Müzik
Programlama
Hikaye
Pazarlama
Grafik  

yapmasını beklemek takdir ederseniz oldukça problemli olur. Bunlardan ikisini yada üçünü geliştirmeye çalışan bir kişinin yine her açıdan eksiği bulunacaktır zira kendisini tam anlamıyla bir işe yönlendirmemiş olacaktır. Ekip kurarken en başında “Pazarlama” aşamasını düşünmeniz gerekmektedir. Bu genellikle bütün ekiplerin ortak yaptığı bir hatadır. “Google Reklamlarından para kazanma” bundan bir on yıl önce oldukça ilgi çekici bir fikirken, Adwords konusunda bir uzmanla çalışmadığınızda bile ilk oyunun ardından ekibin tamamen dağılması yahut maddi problemler çekmesine sebebiyet verebilirsiniz.

Bir oyuna başlamadan önce her zaman ilk vereceğiniz karar “Pazarlama Stratejisi” olmalı ve bu konuda bir uzman bulmakla projenize başlamalısınız. Ardından kendi deadline tarihinize karar verdikten sonra bu süreyi en doğru şekilde maddi problemsiz nasıl halledeceğinizi düşünmelisiniz.

Tüm bu sorunları aştıktan sonra yapacağınız en önemli hareket ve ekip halinde hareket etmenizi sağlayacak şey;

“Birlikte çalışmak!” olmalı. Yani internet üzerinden bir proje geliştirmeye kalktığınız zaman bu %80 ihtimalle hayal kırıklığı yaratacaktır. Projenin tüm aşamalarında aynı ortamda ve beraber çalışmak sizi finale götürür, aksi halde yine ekipleşemediğiniz için ara vermek zorunda kalacaksınız.

Ekipleşmenin en önemli maddelerinden biri aranızda bir “Lider” seçmek olacaktır.
Takım sporlarına aşina olanların bir kaptanın takımını nasıl taşıdığı ve en zor zamanlarda nasıl motive ettiği konusunda bilgi sahibidir. Tüm takım koşulsuz şekilde kaptanına güvenir ve yol alır.

Oyun geliştirme ekiplerinde de benzer şekilde bir kaptana ihtiyacınız olacaktır, ancak bu kişinin kaptanlığını herkes koşulsuz kabul etmeli ve ilerlemelidir. Ekipler içerisinde lider kavgaları yaşanması ki bu sıkça görülen bir olay, ekibinizin kısa zamanda dağılmasına sebebiyet verecektir.

3. Beklentiler


Oyun geliştirici ekiplerin beklentilerini her zaman en üst seviyede tutması, daha sonrasında hayal kırıklıkları yaşayıp bu sektörü tamamen bırakmalarına yol açmakta. Bir oyun yaparken tüm ihtimaller üzerinde durulması gerekmekte. Bu genellikle programlamada da bu şekilde ilerlemektedir. Oryantasyon hazırlarken iş sonunda en kötü senaryoya hazır olup, beklenmedik gelişmelere de açık olmanız gerektiği üzerinde durmalısınız.

Örneğin;

Hedef kitlenizi belirleyip, yayınlayacağınız ortama karar verdikten sonra bir oyun hazırladınız. Her şey mükemmel ilerledi ve oyunu yayınladınız. Burada oyununuzu kimsenin oynamayacağı ihtimalini düşünüp hareket etmeniz gerekmekte. Yani oyununuzu oynayan on kişi bile olsa bu insanlara en iyi desteği verip farklı kanallardan oyununuzu tanıtmaya devam etmeniz ve “pazarlama” yapacak insanı yönlendirmeniz, eğer başarısız olursa o kişiyi değiştirmekle işe başlamalısınız. Bir anda gemileri yakıp her şeyi bir kenarıya fırlatmak ve bu oyunu hiç yapmamış gibi düşünmek bir sonraki oyunda sürekli başarısızlığı düşünmenize sebep olacaktır. Yarattığınız şeyin başarıya ulaşmasına çabalamak, korkularla başlayacağınız yeni bir projeden daha mantıklıdır.

Tam tersi bir senaryoda ise;

Oyununuz çok başarılı oldu, yayınladığınız platformda birinci sırada yer alıyor ve siz en kötü senaryoya göre hazırlandınız. Burada yapacağınız ekip içerisinde sık toplantılar alıp geliştirme, geniletme ve hızlı pazarlama aşamasına geçmek olmalı. Oyununuzun tüketilebilirlik zamanını hemen hesaplamalı ve bu süreyi uzatmaya çabalamalısınız. Bu da ekibin genişlemesi ve büyümesi anlamına gelebilir.

Ancak birçok ekibin çöküşünü hazırlayanda erken tüketilen oyunlara zamanlı destek sağlayamamak ve pazarlayamamak olduğunu unutmayın.

4. Mükemmeli Arama

Oyun geliştirmenin asla bitmemesi ve finale varamamasının ana sebebi “mükemmeli arama”dır.
Grafikleri, sesleri, bağlantısı, müzikleri, hikayesi, optimizasyonu mükemmel bir oyun yaratabiliyor olsaydınız markanızın adı: “Hiç bir firma” olurdu.

Dünya çapında A+ kalitede oyun üreten firmalar bile bunu tam anlamıyla sağlayamıyorlar. Özellikle dikkat ederseniz son yıllarda çıkan tüm oyunlarda artık “konsept” algısı bulunuyor. Oyunu yaratırken oyunun güçlü yönlerini belirleyip, zayıf yönlerini güçlü kısımlarla tamamlamak zorundasınız.

Örneğin;
Hikayeniz ve müzikleriniz o kadar iyidir ki oyunda öyle bir atmosfer yakalarsınız, oyuncu oyunun grafiksel halini çok düşünmez ve sadece senaryosu için oyununuzu satınalır.

Örnek oyun;


Veya;
Optimizasyonunuz mükemmeldir, grafikleriniz harikadır ama hikayeniz ve müziğiniz çok kötüdür. Oyuncu kitleniz kötü bilgisayarlarla ve iyi grafiklerle oyun oynamak isteyen kitle olur.
Örnek oyun;

Burada ince çizgi güçlü yönlerinizle nasıl zayıflıklarınızı kapatacağınız yönünde çalışma yapmanızdır ve doğru konsepti belirlemek olmalıdır.

5) Pazarlama

Oyun ekiplerinin yukarıda da belirttiğim gibi en büyük yaptıkları hata pazarlama aşamasıdır. Sosyal medya, dağıtım, tanıtım, platform belirleme ve reklam işlerinin tamamı pazarlamacınızın yapacağı işlemlerdir.

Öncelikle oyun ve pazarlama birbirinden çok ayrı kavramlardır. Pazarlamacınız oyundan anlıyorsa şanslısınızdır keza pazarlama çok başka bir sektördür.

Oyun – oyuncu için yapılır ancak doğru hedef kitleyi belirleyecek kişi yinede pazarlamacıdır.

Sosyal medya üslubu, oyun kitlesi, tanıtılması, farklı dillere çevirildiğinde doğru bağlantıların bulunması, sponsorlar gibi işleri yapacak kişiniz pazarlamacınızdır.

Son yıllarda oyun sektörünün içerisinden her şeyini kenarıya bırakıp, sadece oyun pazarlama ve pr üzerine çalışan uzmanların yer alması aslında işleri daha kolay hale getiriyor. Elbette oyunu daha yayınlamadan önce pazarlamacıyı bulmanız gerektiğini unutmayın.

Yayınlanan ve tutmayan bir oyunu pazarlamaktansa, yayınlanmamış bir oyunun reklamını yapmak daha doğru ve başarı getirecek bir iştir.

Kısacası sizlere önerim “oyunu halledelimde, Facebook’ta benim kankilere indirtirim oynatırız heheh” gibi bir düşünceniz varsa bundan hızlı şekilde kopmanız yönünde. Dünya Türkiye’den büyüktür özellikle oyununuz kısa sürede şanslı olup tutmuşsa, kısa vadede yurt dışına sizi tanıtabilecek bir pazarlamacı bulmayı hedefleyin.

Özellikle mobil oyun üzerine çalışacaksanız ihtiyacınız mutlaka;
“Adsense ve Adwords’den profesyonel şekilde anlayan bir uzman” olacak.

6) Hikaye

Türk oyun geliştiricilerin en zayıf olduğu bölüm diyebiliriz. Bir oyun yaratmaya başlamadan önce mutlaka güzel bir hikaye yazmanız gerekiyor. Dünya çapında tüm oyuncular hikayesi olan oyunlardan hoşlanırlar. Düşünün;

“Ahmet’in canı dondurma çekti, annesi almasına izin vermedi. Ahmet annesinden kaçarak bakkala ulaşıp dondurmayı nasıl alacak?”
Genellikle en alışık olduğumuz hikaye bu, motto var “Ahmet dondurma almalı” tamam ama anlatımı birde şöyle yapsanız;

“Bir bahar günüydü, Ahmet’in canı buz gibi bir dondurma çekmişti. Ahmet annesine giderek “Anne dondurma alabilir miyim?” diye sordu. Annesi kaşlarını çatıp “Hayır Ahmet, çok dondurma yedin hasta olacaksın” dedi. Ahmet’in canı o kadar dondurma çekmişti ki annesinin dikkati başka bir yöne çevrildiğinde bir anda fırlayıp bakkala doğru koşmaya başladı. Ahmet’in annesi, bu durumu fark ettiğinde arkasından “Ahmet hemen buraya gel” diye bağırıp koşmaya başladı. Şimdi Ahmet annesinden güvenli bir şekilde kaçarak en hızlı şekilde bakkala nasıl ulaşır?”

Nasıl bir anlatım?

Hikayeyi elinizden geldiğince oyununuzun güçlü yönü yaparsanız, bir şekilde hedef kitlenin dikkatini çekebilirsiniz. Oyuna mantıklı amaçlar katmak oyuncu kazanmanızı sağlar. Piyasada amaçsız bulunan oyunların sayısının fazlalığını göz önünde bulundurun ve bir oyun yapmaya başlamadan önce hikayeyi nasıl daha iyi hale getirebilirizi tasarlayın.

Hikayenizi yaratıcı değilseniz kendiniz yapmaya kalkmayın ve mutlaka bir “hikayeci” bulun.

Doğru hikaye sizi diğer oyunlardan bir adım öteye taşıyacaktır.

7)Yanlış hedefler

Tüm maddeleri bitirmenin ardından kısıtlı vaktimde size böyle bir anlatım yazmak beni gerçekten mutlu etti. Bu yazının tamamı belki sizin için bir anlam ifade etmeyecek yada çok fazla yardımcı olacak bunu bilemiyorum.

Ancak son bir tavsiyede daha bulunmak istiyorum;

Küçük bir ekiple MMO, Co-Op bir oyun yapmaya çabalamak yerine atmosferik Single Player oyunlar yaparsanız belki de bir süre sonra o çok istediğiniz oyunları yapabilecek maddi ve ekip gücüne ulaşabilirsiniz.

Sevgilerimle.

Share This
2 Comments
  1. Ellerinize saglik genel konsepti guzel anlatmissiniz. Umarim baslayacak olan ya da gelistirmekte olan arkadaslara guzel bir yonlendirme olur,

      • admin
      • 6 Mart 2017
      • Reply

      Teşekkür ederim elimden geldiğince bilgilendirme yapmaya çalışıyorum. Sevgiler.

Leave a Comment